El Yaralanmaları

El – Parmak Yaralanmaları
El fonksiyonları; dokunma, tutma, yakalama, kendimizi ifade etme, savunma, saldırma, beslenme, duyguları ifade etme şeklinde sıralanabilir. Tüm bu karmaşık fonksiyonlar, elimizdeki damar, sinir, kas, tendon ve bağların uyumlu ve eksiksiz çalışması ile sağlanır.
Travmatik el yaralanmalarının büyük çoğunluğu ne yazık ki iş kazaları sonucu ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra ev ve trafik kazaları da travmatik el yaralanmalarına yol açabilir. Ne şekilde oluşursa oluşsun, yaralanmaların tedavisinde birinci amaç hastaların el fonksiyonlarını eksiksiz olarak geri kazanmalarını sağlamaktır.

El yaralanmaları kesici bir cisim ile oluşabileceği gibi ezilme ya da parçalanma şeklinde de meydana gelebilir. Elektrik, asit ya da sıcak yanığı da elde yaralanmaya neden olabilir. Çoğu yaralanmada bir çok travma şekli birlikte yer almaktadır. Yaralanma sonrası elde sadece bir ezilme ya da cilt kesisi oluşabileceği gibi, çeşitli kırıklar, damar, sinir ya da tendon kesileri, doku kayıpları ya da parmak kopması gibi uzuv kayıpları oluşabilir.

Tendon Yaralanmaları
Parmaklarımız tendon adı verilen kas uzantılarının çekme kabiliyetleri ile hareket eder. Tendonlarda oluşan yaralanmalar, kesi seviyesine göre parmaklarda ya da el bileğinde hareket kaybına yol açar. Temel olarak iki tür tendon bulunur. Fleksör tendonlar parmakların içe doğru bükülme hareketlerini sağlarlar ve elin iç yüzünde yer alırlar. Ekstansör tendonlar ise parmakların yukarı kalkmasını sağlarlar ve elin üst yüzünde yer alırlar.

Elimizde oluşan tendon yaralanmalarının mutlaka onarılması gerekir. Bu cerrahi müdahale, ideal olarak el cerrahları tarafından ameliyathane koşullarında yapılmalıdır. Onarım işlemi sonrası, vücut tarafından tendon yapısı tam olarak iyileştirilene kadar atel gibi bir dış tespit genellikle kullanılır. Bu süre zarfında uygulanacak fizyoterapi egzersizleri ile ameliyat sonrası görülebilecek en önemli sorunlardan biri olan yapışıklıklar önlenmeye çalışılmalıdır.

Damar Yaralanmaları
Tüm vücudumuzda olduğu gibi el ve parmaklarımızda da atardamarlar ve toplardamarlar olmak üzere iki temel damar yapısı bulunur. Atardamarlar, akciğerlerde temizlenmiş kanı dokulara götürürler. El yaralanmaları sonrası oluşan atardamar kesilerinin, çoğunlukla mikrocerrahi yöntemlerle onarılmaları gerekir. Onarımı yapılmayan yaralanmalar doku beslenmesinin bozulmasına ve doku ölümü ile uzuv kayıplarına neden olabilir. Mikrocerrahi, özel alet ve dikiş malzemeleri ile mikroskop altında yapılan cerrahi uygulamalarıdır. Her cerrah mikrocerrahi müdahalelerde bulunamaz. Özel olarak eğitim almış cerrahlar tarafından gerçekleştirilen bir girişimdir. Hastanemiz El Cerrahi kliniğinde, mikrocerrahi eğitimi almış el cerrahlarımız tarafından bu hizmet verilmektedir.

Sinir Yaralanmaları
El ve parmaklarımızın kompleks hareketlerinin ve duyusunun sağlanması sinir yapılarının sağlam olmasına bağlıdır. Yaralanmaya bağlı sinir kesileri, sinirin özelliklerine göre hareket ve/veya duyu kabiliyetinde kayba neden olur. Bu durum ciddi bir sakatlık nedenidir. Sinir kesilerin mutlaka cerrahi olarak onarılması gereklidir. Sinir onarılması özellikli bir işlemdir ve mikrocerrahi olarak gerçekleştirilir. Onarılan sinirlerin fonksiyonları hemen geri gelmez. Vücut tarafından sinirin yeniden yapılandırılması için belirli bir zaman gerekir.

El – Parmak Ampütasyonları
Özellikle iş kazaları nedeniyle el, parmak ve kolun değişik seviyelerden kopmaları ne yazık ki sıklıkla görülmektedir. En sık görülen parmak ucundan olan kopmalardır. Bu seviyeden olan yaralanmalarda kopan parça geriye takılabileceği gibi doku nakilleri ile de tedavi sağlanabilir. Daha ileri seviyelerden olan kopmalarda, parçanın geri takılması (replantasyon) öncelikli olarak düşünülmelidir. Kopan parçanın yerine takılabilmesinde; yaralanmanın şekli, yaralının başka hastalıklarının olup olmadığı, yaşı, yaralanma ile müdahale arasında geçen süre ve kopan parçanın saklanma koşulları önem arz eder. Ezilme veya çekilme ile oluşan kopmalarda yerine takılma şansı, kesilmeye bağlı olanlardan çok daha azdır.

Yaralanma sonrası ilk 6 saat içerisinde uygulanan replantasyonlarda başarı şansı daha yüksektir. Kopmuş olan parça izotonik solüsyonla yıkanır, ıslak gazlı bezle sarılır ve su geçirmez bir torbaya konulur. Bu torba buz üzerine yerleştirilerek replantasyon merkezine yollanır. Kas dokusu kansızlığa en az dayanabilen dokudur ve bu yüzden amputasyon seviyesi ne kadar üst seviyedeyse, replantasyon öncesinde geçmesine izin verilebilecek süre de o kadar kısa olmalıdır.

Kopan uzuvların yerine takılması mikrocerrahi yöntemler kullanılarak, mikroskop eşliğinde yapılmaktadır. Ameliyat süresince kopan uzvun kemik onarımı, kiriş onarımı, atar damar ve toplardamar onarımı, sinir onarımı ve son olarak da cilt onarımı ayrı ayrı yapılmaktadır. Ameliyattan sonra el ve önkol 4-6 hafta süre ile alçı atelde kalır. Uzvun duyu alma niteliği replantasyon sonrası hemen geriye dönmez. Sinir iyileşmesi, yaralanmanın tipine ve hastanın yaşına bağlı değişiklikler gösterir.

Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü, kas-iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde, hastanemizde yer alan tüm bölümlerle dayanışma ve işbirliği içinde, teknolojinin geniş olanaklarından yararlanarak, hastalara en uygun tedaviyi bilimsel düzeyde planlamakta ve uygulamaktadır.