Omuz Yaralanmaları

Omuz eklemi vücudumuzdaki en hareketli eklemlerden biridir. Bütün yönlerde 360 dereceye yakın hareket imkanı sağlayan bir eklem olması da yaralanmalara açık olmasına sebep olmaktadır. Bu nedenledir ki her insan hayatı boyunca omuz bölgesine bağlı yaralanmalarla karşı karşıya kalabilmektedir. Çoğu zaman cerrahi dışı tedaviler ile çözüme kavuşturulabilen bu sorunlar, hastaların gecikmiş başvuruları nedeniyle cerrahi tedaviyi zorunlu kılabilmektedir. Günümüzde kas yırtılmalarından, tekrarlayan omuz çıkıklarına kadar geniş bir sorun yelpazesinde uygulanan ve son derece önemli ve özellikli bir işlem olan omuz bölgesi cerrahisinde bugün çoğunlukla artroskopik yöntemler tercih edilmektedir.

Hastalar genellikle hangi şikayetlerle size başvuruyor?
Omuz bölgesinde ağrı, güçsüzlük ve hareket kısıtlılığı hastayı hekime getiren başlıca şikayetlerdir. Ağrının yayıldığı bölgeler hemen hemen aynı olduğu için omuz problemleri en çok boyun fıtıklarıyla karıştırılıyor. Ancak, boyun fıtıklarında sırtın arkasına doğru yayılan ağrılar daha belirginken, omuz yaralanmalarında kola, göğsün ön duvarına ve omuz üst arka kısmına yansıyan ağrılar daha fazla olmaktadır.

Peki hastalar için hekime başvuruda uygun zaman nedir?
Normalde zorlamaya bağlı standart omuz ağrıları 2-3 gün içerisinde ağrı kesiciler kullanarak ciddi oranda geçmektedir. Eğer bu ağrılar ortalama 3 günden sonra hala yeterli düzeyde azalmıyorsa omuzla ilgilenen bir ortopedi uzmanına danışılması gerekir.

Omuza bağlı sorunlarda hastaya nasıl yaklaşılır ve tedavi nasıldır?
Omuz bölgesi şikayetleriyle başvuran hastalara öncelikle detaylı bir sorgulama ve fizik muayene şarttır. Buradan edinilecek bilgiler ışığında ileri görüntüleme yöntemleri ile tanı konulmalıdır. Konulacak tanı ve hastalığın şiddeti tedaviyi yönlendirir. Sıkışma sendromu, kısmi kas yırtıkları ve tam kat yırtıklar, tekrarlayan omuz çıkıkları, SLAP lezyonları, omuz kireçlenmesi en sık karşılaşılan durumlardır. Hastalığın şiddetine göre öncelikle kolun ve omuzun askılar ile dinlendirilmesi, ağızdan ya da lokal uygulanacak ilaçlar, iğnelerle ya da PRP ile enjeksiyonlar ya da fizik tedavi yöntemleriyle hastalar tedavi edilmeye çalışılır. Hastaların birçoğu bu aşamalardan fayda görür ve cerrahiye gerek kalmaz. Bu, hekimin yaklaşımı kadar hastanın tedaviye uyumuna da bağlıdır. Bazı hekimler önce cerrahi sonrasında fizik tedavi yaklaşımını uygularken, bazı hekimler önce fizik tedavi sonra cerrahi uygulayabiliyor. Biz de önce fizik tedaviyle başlanıp sonra cerrahi yöntemlerin uygulanması taraftarıyız. Çünkü özellikle erken dönemde gelen hastaların yüzde 70’ e yakını cerrahiye gerek kalmadan tedavi edilebiliyor. Daha ileriki dönemde cerrahiye ihtiyaç duyulsa da erken dönemde hasta rahatlatılmış oluyor.

Omuza bağlı sorunlarda hangi durumlarda cerrahi yapılır?
Omuz bölgesinde en sık görülen sorunların başında kasın sıkışması ve daha sonra da yırtıklar gelir. Cerrahi yırtığın büyüklüğüne, yerine, konumuna göre değişir. Cerrahi mutlak önerdiğimiz hasta gruplarının başında tam kat yırtıkları gelirmektedir. Tekrarlayan omuz çıkıklarında da kapalı cerrahi yöntemler başarıyla uygulanabilmektedir. Özellikle genç sporcularda izlenen SLAP lezyonları nadir cerrahi gerektiren gruptur. Bununla birlikte erken dönemde cerrahi dışı tedavilerden fayda görmeyen hastalar da cerrahiye adaydır.

Artroskopik omuz cerrahisinin hastaya kazandırdıkları nelerdir?
Artroskopi, artroskop denilen bir kamera yardımı ile omuz bölgesi eklemine yaklaşık 1 cm’ lik birkaç delikten girilerek yapılan, son zamanların gözde cerrahi müdahale yöntemidir. Uzun vadede açık yöntemler ile kapalı yöntemler arasında çok ciddi farklar görülmese bile ameliyatın erken dönemlerinde artroskopik yöntemlerin çok daha başarılı olduğu artık biliniyor. Hastalar hastanede en fazla bir gün kalıyor, çok fazla ağrı kesici kullanmak zorunda kalmıyor. Geniş bir cerrahi kesi yerine birkaç küçük delikten girilerek yapılabildiği için öncelikle enfeksiyon riski yok denecek kadar düşük olmaktadır. Kanama riski çok daha azdır ve iyileşme süresi çok daha hızlıdır. Aynı zamanda hastanın ameliyat sonrasında normal günlük yaşantısına geçme süresi de çok daha hızlıdır. Dezavantajlar ise, modern bir cerrahi ekipmanın bulunması ve uygulayıcı hekimin bu konuda yeterli eğitimi almış olmasıdır.

Her yaş grubunda uygulanabilir mi?
Çok dar bir alanda çalışıldığı için hekim açısından zorlaştırıcı bazı vakalar vardır. Örneğin hastanın çocuk olması gibi. Buna rağmen çok küçük çocuklar dışında her yaş grubunda uygulanabilir. Ancak ameliyat edilmesi gereken ileriki yaş grubu hastalar için ise çok büyük avantaj sağlamaktadır.

Hasta ameliyat sonrasında omzunu istediği gibi kullanabiliyor mu?
Artroskopik yöntemlerde amaç hastanın dokusundaki hasarlanmanın onarımıdır. Yapılan cerrahi yönteme göre süre değişmekle beraber çok kısa sürelerde normal kullamıma ve günlük hayata dönüş mümkündür.

Artroskopik omuz cerrahisinin kullanıldığı hastalıklar
• Sıkışma durumları
• Döndürücü kas yırtıkları
• Tekrarlayan omuz çıkıkları
• SLAP yaralanmaları
• Donuk omuz

Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü, kas-iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde, hastanemizde yer alan tüm bölümlerle dayanışma ve işbirliği içinde, teknolojinin geniş olanaklarından yararlanarak, hastalara en uygun tedaviyi bilimsel düzeyde planlamakta ve uygulamaktadır.